Aziz Tunç,  Cumartesi Analarının/insanlarının meşru ve haklı eyleminin 700. Hafta
oturumuna devlet saldırdı. Bu saldırı da, ortaya konan direnişte,
bize çok şey anlatmaktadır.

Öncelikle faşizmin saldırıların
ölçüsüzlüğü görüldü bu saldırılarda. Ama daha çok  ortaya konan
direniş, tarihe not düştüğü gibi, bu karanlık günlerden nasıl
çıkılacağına dair ortaya koyduğu yol göstericiliğiyle de çok önemli
bir ders olmuştur.

Cumartesi anneleri/insanlarının eylemi, devlet tarafında kaybedilen
insanların akıbetini sormak amacıyla sürdürülen  bir eylemselliktir.
Bilindiği gibi hemen hemen bütün devletler, özellikle de Türk devleti,
faşist, gerici, zorba yapısına karşı mücadele eden politik insanları,
kendi yasalarıyla belirledikleri  yöntem ve araçlarla değil, tamamen
illegal yöntem ve araçları kullanıp kaçırarak yok etmektedirler.

 Aslında Türk devleti kuruluşundan bu yana, bütün tarihi boyunca, bu
türden yok etme yöntemini  kullanmıştır, demek yanlış olmayacaktır.
1920’lerde Mustafa Suphilerin katledilmesiyle başlayan “politik
insanları  kaybetme” vakalarının sayısı, ne yazık ki tespit
edilebilmiş değildir.

 1995  yılında kaçırılan  Hasan Ocak’ın kaybedilmesi üzerine, başta
ailesi  ve  yoldaşları olmak üzere  genel demokratik kamuoyu  harekete
geçti. Devletin  kaçırarak kaybetme siyasetine ve pratiğine karşı her
cumartesi günü, saat 12.00 de Taksim/Galatasaray meydanında bu oturma
eylemi başlatıldı. Cumartesi annelerinin bu haklı, meşru ve insanların
bilincini ve yüreğini dehşetli etkileyen eylemi, hızla gelişerek,
toplumun çok geniş ve değişik kesimlerinden büyük bir destek ve kabul
gördü.

Bu eylemin iki temel amacı belirginleşmişti.  Devletin insanları
kaybettiğinin açığa çıkartılması birinci amaçtı. İkincisi de  devletin
kaybettiği bu insanların mezarlarının  bulunması ve sorumlularının
yargılanmasıydı.

Bu amaçlardan ilki olan  “devletin politik muhaliflerini  kaybetme”
suçu, bu eylemler vasıtasıyla, açığa çıkmış, tescil edilmiş ve devlet
teşhir edilmiştir.      Cumartesi anneleri/insanlarının eylemleri
başlayana kadar, politik devrimci muhaliflerin Türk devleti tarafında
kaybedilmesi olgusu, uzunca bir süre yeterince  teşhir
edilmemiş/edilememişti.  Kamuoyu bu gerçeği bilmiyordu.

 Ancak  Cumartesi annelerinin   eylemlerinden sonra artık bütün dünya
Türk devletinin  politik muhaliflerini “1000 operasyonla” “beyaz
Toroslarla” kaçırarak  kaybettiğini öğrendi. Ve kararlılıkla devam
eden eylemlerin sonucunda,  Türk devleti bu suçundan dolayı, Türkiye,
Kürdistan ve   dünya halklarının vicdanlarında mahkûm edildi.





Cumartesi annelerinin/insanlarının  bu eylemlerinin sonucunda devlet,
eskisi kadar kolay bir biçimde, “beyaz Toroslarla” insanları kaçırarak
kaybedemiyor. Bugün elde edilmiş olan bu sonucun onuru fedakârca ve
kararlılıkla sürdürdükleri bu  eylemleriyle Cumartesi annelerine
aittir.

Cumartesi annelerinin/insanlarının ikinci talebi, kaybedilenlerin
“mezarlarının, kemiklerinin” bulunmasıydı. Bu  talep henüz
gerçekleşmediği içindir ki  bugün bu eylemler devam etmektedir.
Cumartesi anneleri 700. Haftadır Galatasaray’da kaybedilen
çocuklarının mezarlarını/kemiklerinin bulunması ve sorumlularının
yargılanması   amacıyla oturarak bu taleplerini dile getirmektedirler.

Türk devleti, bütün demokratik eylemlerde olduğu gibi  bu eylemden de
çok rahatsız olmuş, çok korkmuştur. Bu nedenle hem o yıllarda hem daha
sonraları bu eylemi kırmayı başından beri en büyük sorunu olarak hep
gündeminde tutmuş, bu eyleme çok sık olarak saldırmıştır.

 700. Hafta oturumuna yapılan saldırı, bu saldırıların en yenisidir.
Ancak Türk  devletinin Cumartesi annelerinin/insanlarının 700. Hafta
eylemine  yaptığı bu saldırı ve bu saldırıya karşı annelerin ortaya
koyduğu görkemli direniş,  iz  bırakmış,  tarihe kaydedilmiştir.
Cumartesi annelerinin/insanlarının 700. Oturumunda faşizme karşı
sürdürülen direnişin küçük görünen ama çok büyük  bir meydan
muharebesi yaşanmıştır. Bu direniş, faşizme karşı mücadelenin önemli
bir merhalesi olarak, toplumsal bir  etki yapacaktır.

Bazı an’lar ve bazı eylemler, belirleyici sonuçların doğmasını
sağlayan etkiler yaparlar.  Cumartesi annelerinin/insanlarının 700.
Hafta direnişi, tam olarak böylesine bir direnişti ve herkesin o
direnişi selamlaması, büyütmesi günün en onurlu en acil ve en devrimci
görevidir.

Direnişin görüntüleri incelendiğinde ne denmek istendiği çok net
görülecektir. Polisin bütün engelleme çabasına rağmen, annelerin
direnerek kendi kazanımları olan mevziiyi korumaya çalışması, polisin
vekillerin boğazını sıkarken, ortaya konan boyun eğmez kararlılık,
Hrant  Dink’in oğluna sahip çıkmakta gösterilen netlik ve ısrar,  her
saldırıya karşı çevredeki kitlenin ortaya koyduğu tepki ve ANA’lara
sahip çıkma hali ve daha bir çok öğe bu eylemi her hangi bir eylem
olmaktan öte faşizme karşı önemli bir  çarpışma olarak
şekillendirmiştir.

 Bu eyleme yapılan saldırıdan  sonra Erdoğan’ın devleti hiç rahat
edemeyecektir. Bu gerçeği gören Türk devleti, Cumartesi ananlarının
kayıplarını arayan bu meşru ve haklı eylemini yasaklamaya
çalışmaktadır. Devletin yetkilileri 701. Hafta oturumunu
engelleyeceklerini   açıklamışlardır.  Faşizmin bu saldırısına hiçbir
ANA  ve hiçbir demokrat insan boyun eğmeyecektir. Faşizmin
saldırılarına karşı hep birlikte direnecek olanlar kazanacaktır.

Yazarlar

Erzincan /Mercan Surbahan ve çevre köyleri bir zamanlar Ermeni yerleşim bölgeleriydi. Dersimli
Süryani halkının yangınlarına değilse de yüreklerine su serpemediğimiz için utanıyorum.
Günümüzde Aleviler dahil olmak üzere Batını Dinlerce sayılan/kullanılan ne kadar kavram va
Egemenler her dönem kendi egemenliklerini destekleyen, egemenliklerinin ideolojik kılıfı olara
Raa Haqi/Riya Heqi ya da Hakikat Yolu’nun Takipçileri, yani Kürt-Kızılbaş Aleviler, yani De
"Gurbet içinde gurbeti kanıksatmak isterler bize.. Kanıksamayız, istemeyiz ve dert olmaya, diz
 Giresunlu Topal Osman Ağa'nın yeğeni olduğunu söyleyen "Şair-Yazar" Mehmet Şakir SARIBAYR
Bu yıl başlarında çalışmalarını başlattığımız 4K Kollektifi ve www.4k-haber.com proje
‘4K’, devlet sisteminin hedefi olan ve en az diğer ‘K’ lar kadar ezilen, yok sayılan, ö

Sponsorlar

Design by JoomlaSaver
Cookies make it easier for us to provide you with our services. With the usage of our services you permit us to use cookies.
Ok