Yolun sahibi iken; Yarım yolun Kadınları olduk !
Hakkın Cemali iken; Canın Cemali olduk
Yolun sahibiyken; Yolun gözcüsü olduk !


Kerbela da Zeynebin direnişi ile anılırken günümüzde tüketimin öznesi olduk;
     Biz Raa Haq Alevi süreği olarak Aşura, Muharrem ve Kerbela’ya nasıl bir mana biçer, yolumuzun neresinde tutarız kısmına değinmeyeceğim. Biz Kerbela Vakası veya Kerbela Katliamı olarak tarihe yazılan olaya çok kısa değinip bir anımsatma yaptıktan sonra belleklerde pek anılmayan Zeynebin duruşuna dolayısıyla da Kadim  Yolumuzun zahir ile batında Zeyneb kimliğine neleri sırlayarak bugüne taşıdığına dilimiz döndüğünce, lisanımız yettiğince  değineceğiz.

Kerbela Vakası/ Katliamı


Ben bacıyım çok ağlarım
Kınamayın, yaralıyım
Ben Zeynebim çok ağlarım
Kınamayın, yaralıyımım

    Kerbela Savaşı/ Olayı/ Katliamı 10 Ekim 680 (10 Muharrem 61) tarihinde bugünki  Irak’ın Kerbela şehrinde İslam peygamberi Muhammed’in torunu Hüseyin Bin Ali’ ye bağlı küçük bir birlik ile Emevi Halifesi Yezid’ e bağlı ordu arasında gerçekleştiğini tarihi birçok veriden öğrenebiliyoruz. 632 yılında İslam Peygamberi Muhammed’in vefatı ile birlikte, yazılı herhangi bir vasiyetinin olmaması iç iktidar tartışmalarını başlatarak İslam içerisinde bölünmelern başladığı an oluyor.

Muhammed’in hayatta iken halifesi olarak Ali Bin Ebu  Talib’i seçmiş olduğu Ehli Beyt yani aile bireyleri tarafından beyan edilsede ne yazık ki bu böyle olmuyor.Akil kişiler olarak benmsenen Hakim kişilerce Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali’nin halifelikleri uygun görülüyor.

Halife Osmanın katledilmesinin ardından taraftarları katil bulunana dek Ali’nin halifeliğini tanımayacakalarını belirttiklerinde artık devletşen islam yapılanması Muaviye ve Ali ekseninde ikiye bölünüyor ve İslam tarihinde ilk kez biri ç savaş yaşanıyor. 661 yılında Küfe’de Ali’nin katledilmesinin hemen ardından kendini halife ilan eden Muaviye halk tarafından seçilmeyen, zorla iktidara gelen lider olarak kabul görmemiştir.

Muaviye'nin ölmeden evvel kendi yerine yetiştirdiği Yezid ise daha halife olmadan evvel Ali’nin oğlu Hüseyin’i hasım olarak görmüş, halife olur olmaz da bu yönlü politikalara imza atmıştır. Yezid slami çevreleri kendisine bşata çağırırken Hüseyin ve Ehli Beyt ailesinden bir kesimin biat etmediğini biliyoruz. Hal böyle olunca yaşam alanı daralan ve ailesiyle birlikte Küfe’lilerin destek çağrılarına ikna olan Hüseyin 70 civarı akrabası ile birlikte yola çıkıyor. Kafile kamp halinde iken kuşatılarak önce suları kesiliyor, günlerce aç ve susuz bırakılmalarına rağmen Yezid iktidarına biat etmeyeceklerini söyleyerek savaşmayı seçiyorlar. Ve hepimizin tarihi anlatılardan bildiği üzere özellikle erkekler vahşice katlediliyorlar.

Kadın ve çocuklar ise türlü eziyetlerle Şam’a götürülüp orada tutuklanıyorlar, bir yıl tutuklu kaldıktan sonra yerel halkın aşırı tepki vermesi üzerine salıveriliyorlar Ve bu katliamdan kurtulan kadınlar gittikleri her yerde bu katliamın boyutlarını anlatarak bugüne kadar taşınmasında etkili olmuştur.

     Bu kadınlardan bir tanesi gerek Kerbela’ ya giden Hüseyin’ in mücadeelsinde haklı olduğu inancını hiçbir zaman yitimeyen ve bu uğurda ona eşlik etmek için eşini ve evini geride bırakan, kardeşi Hüseyin ile birlikte öz çocuklarının da vahşice katline tanık olan Zeynep !!! Peki kimdir Emevi İslam bağnazlığının kadın cinsini köleleştiren siyasetine karşın, çağları aşan ve bugüne kadar direnişin sembollerinden birisi haline gelen kadın...

Zeynep Ali ve Fatıma’nın kızı, Hasan ve Hüzeyin’ini öz kız kardeşidir. Zeynep Kerbela’da ölümle yüz yüze geleceğini bilerek kocasının tüm telkin ve çabalarına karşı ‘’koca’’ iktidarını red etmiş ve haklı mücadelede yerini almıştır. Dönemin koşullarını incelediğimzde bir kadının eşinin iktidarına karşı çıkması neredeyse rastlanır bir durum değildi, bu haliyle baktığımzda köleliğe karşı büyük bir başkaldırının, kadın iradesinin adıdır da Zeynep.

Tarihin önemli demlerinden birinde hak ve hakikati savunmuş, idealleri ve inandığı değerler uğruna zulumat nesline boyun eğmemiştir. Şam’ a getirilen kadınlar arsında yer alan ve türlü işkencelere maruz kalan Zeynep biat etmemiş aksine dönemin koşullarında tutuklu kadın ve çocuklara karşı öncülük misyonunu üstlenmiştir. Kendisine edilen onca hakarete, kimi rivayetlere göre Şam sokaklarında çırılçıplak dolaştırılarak hakaretlere uğramasına rağmen zalimlere karşı her zaman dik duruşun sahibi olmuş ve yaşamı boyunca da hak ve hakikat mücadelesinde yerini almıştır.

Hüseyni duruşu anlamadan Zeynebi anlamak ve yaşama katmak imkansızdır

Leyla Ekber’den ayrıldı
Zannettim cihan yıkıldı
Davası mahşere kaldı
Başıma karalar bağladım
Kardeşlerimi vurdular
Bedenlerini doğradılar
Libaslarını soydular
Dolandım dolandım kefen aradım

         Kimilerine göre aile içi bir iktidar çatışması kimilerine göre kendini ve ailesi

Yazarlar

Erzincan /Mercan Surbahan ve çevre köyleri bir zamanlar Ermeni yerleşim bölgeleriydi. Dersimli
Süryani halkının yangınlarına değilse de yüreklerine su serpemediğimiz için utanıyorum.
Günümüzde Aleviler dahil olmak üzere Batını Dinlerce sayılan/kullanılan ne kadar kavram va
Egemenler her dönem kendi egemenliklerini destekleyen, egemenliklerinin ideolojik kılıfı olara
Raa Haqi/Riya Heqi ya da Hakikat Yolu’nun Takipçileri, yani Kürt-Kızılbaş Aleviler, yani De
"Gurbet içinde gurbeti kanıksatmak isterler bize.. Kanıksamayız, istemeyiz ve dert olmaya, diz
 Giresunlu Topal Osman Ağa'nın yeğeni olduğunu söyleyen "Şair-Yazar" Mehmet Şakir SARIBAYR
Bu yıl başlarında çalışmalarını başlattığımız 4K Kollektifi ve www.4k-haber.com proje
‘4K’, devlet sisteminin hedefi olan ve en az diğer ‘K’ lar kadar ezilen, yok sayılan, ö

Sponsorlar

Design by JoomlaSaver
Cookies make it easier for us to provide you with our services. With the usage of our services you permit us to use cookies.
Ok