Bizler 90 kuşağıyız. Askeri darbeleri, çöken ideolojileri, araçsallaştırılan dini, düşmanına yalvaranları, direnerek ölenleri, işkencehanelerde çığlıkları, kahpece arkadan vurulan yiğitleri,  zulme/zalime karşı serhıldanları, tilili ile can veren gencecik Kürd kızlarını, oğullarını govend ile toprağa veren anaları, gerillanın ölü ruhları dirilten vuruşlarını, vuruşların sonuçsuzluğunu, legal siyasetlerin siperane mücadelelerini ve bu siyasetlerin çaresizliğini gördük.

Dahası...

90 kuşağı dogmatik ideolojikleri değil, bilimin yasalarını esas alır. Yıkılmış, enkaza dönüşmüş ideolojilere, dini safsatalara inanmaz. Olay ve olgular neyi gösteriyorsa aklı onu görür. Analitiktir, reeldir, gerçekçidir.

 

90 kuşağı zindan direnişlerinin ayısız drama-komedi hikayelerini okumuş, dinlemiştir. Onun içindir ki en dramatik olayları bile ironiyle anlatır. Demirtaş adeta bu işin ustası.

 

90 kuşağı tekniğin her alanda gizliliği bitirdiğini görmüştür. Bunun için son derece açık, saf ve dürüsttür. Dürüstlüğü hem ona hem de çevresine güven sağlıyor, yetenekli kılıyor.

 

Küresel süreç 90 kuşağına dış kapısı olmayan geçişken bir dünya bırakmıştır. Onun için genelden özele-özelden genele,  soyuttan somuta-somuttan soyuta çıkışlarda mahirdir. Bu yetenek ona önce kişilikte bağımsız olmayı öğretmiştir.

 

Dinlerden, ideolojilerden, devlet bürokrasilerinden, otoritelerden bağımsızdır. Bütünün içinde bağımsızlıkçıdır.

 

Bunun için dogma bütün değerlerden önce bağımsız insanı esas alır. 

 

90 kuşağı dülaizmin yanlış ve eksik bir felsefe olduğunu yaşayarak öğrenmiştir. Plüraelitenin, çokluğun, çok renkliliğin fizik ve toplum gerçekliği olduğunu bilir. 

 

90 kuşağı açıktır, alenidir, şeffaftır, berraktır. Bazıları bunu saflık olarak değerlendirse de o bunu bir politika olarak yürütür. Demirtaş açıklık politikasının ustasıdır.

 

90 kuşağı sağa-sola bükülen politikaların acizlik olduğunu, yaşamın dinamik esaslar üzerinde şekillendiğini, onurlu duruşun halka/halklara bir umut olduğunu bilir. Onun için zalimin yüzüne tükürmekte tereddüt etmez.

 

90 kuşağı zamanın tarihini okumuştur. Genişleyen evrenin bozucu etki ve farklılıkları yarattığını bilir.  Bunun için de hep pozitiftir, umutludur. Kendisi olsa da olmasa da günün birinde kaosların aşılacağını önceden görür. Cesaretinin kaynağı budur.

Sözün özü, 90 kuşağı genelin içinde özeli görerek düşünen, konuşan, eylemde bulunan kuşaktır.

 

Bu kuşağın çocuklarını savaş canavarı yuttu. Demirtaş bu kuşaktan geriye kalan sadece bir numune.

 

Demirtaş'ı dinlerken içimdeki sesi, 90 kuşağının haykırışlarını duydum.

 

Hüseyin Turhallı

Yazarlar

Erzincan /Mercan Surbahan ve çevre köyleri bir zamanlar Ermeni yerleşim bölgeleriydi. Dersimli
Süryani halkının yangınlarına değilse de yüreklerine su serpemediğimiz için utanıyorum.
Günümüzde Aleviler dahil olmak üzere Batını Dinlerce sayılan/kullanılan ne kadar kavram va
Egemenler her dönem kendi egemenliklerini destekleyen, egemenliklerinin ideolojik kılıfı olara
Raa Haqi/Riya Heqi ya da Hakikat Yolu’nun Takipçileri, yani Kürt-Kızılbaş Aleviler, yani De
"Gurbet içinde gurbeti kanıksatmak isterler bize.. Kanıksamayız, istemeyiz ve dert olmaya, diz
 Giresunlu Topal Osman Ağa'nın yeğeni olduğunu söyleyen "Şair-Yazar" Mehmet Şakir SARIBAYR
Bu yıl başlarında çalışmalarını başlattığımız 4K Kollektifi ve www.4k-haber.com proje
‘4K’, devlet sisteminin hedefi olan ve en az diğer ‘K’ lar kadar ezilen, yok sayılan, ö

Sponsorlar

Design by JoomlaSaver
Cookies make it easier for us to provide you with our services. With the usage of our services you permit us to use cookies.
Ok