Hoy­bûn’un, Türk Hü­kü­me­ti’nin İlân Et­ti­ği Af­fa İliş­kin Mart 1928’de Yap­tığı Çağrı


“Ey Kürtler! Biliyorsunuz ki Türk hükümeti Kürtler için son günlerde sözüm ona bir af çıkarmıştır. Bu affı çıkarmakla Türk hükümetinin amacı, Türkiye sınırları dışında yaşayan Kürt milliyetçileriyle, halen dağlarda isyan halinde olan içerdeki Kürtleri hile ile ele geçirmektir. ‘Hoybûn’ Kürt örgütü bu kritik dönemde Kürt Ulusu’na bu konuda uyarıda bulunmayı kutsal bir görev sayar.


Herşeyden önce şunu söyleyelim ki, Türkler’in ilan ettikleri bu af, kesinlikle samimi ve gerçek bir af değildir. Türkler kendi kontrolleri dışında bulunmakta olan Kürtleri ülkeye getirerek tevkif etmek istiyorlar. Çünkü:


1- Türk hükümetinin, içeride isyan halinde olan Kürtler’e kuvvet yoluyla boyun eğdirme ümidi yoktur. Ülkenin dışında olan Kürtler’in ise Türk hükümetinin sözüne güveni hiç yoktur. Geçen üç yıllık devre içinde Türk hükümetinin güttüğü siyaset hernekadar Kürt halkına çok pahalıya mal olduysada, bu siyaset aynı zamanda Türk devleti için de büyük zararlara ve zorluklara mal olmuştur. Bunun için Türk hükümeti, Kürt isyancıları ve sınır dışındaki milliyetçi Kürtler sorununu kolay bir yolla çözümlemeyi planlamaktadır. Bu çözüm yolu ise aftır. Şurası gerçekki, şayet bazı Kürtler bu affa inanıp teslim olurlarsa, mutlaka yok edileceklerdir.


2- Türkiye’de barış, kanun ve düzen mevcut değildir. Avrupa ve Amerika Türkiye’ye güvenmemekte, bu ülkelerin günlük basınları devamlı olarak Türkiye içindeki kargaşalıklar hakkında ve Mustafa Kemal idaresinden hoşnut olmayan Kürtlerin isyan halinde oluşlarını ve bu hareketlerinde haklı olduklarını belirtmektedirler. Türkler, dünyaya Türkiye’nin barış içinde olduğunu göstermek ve Batı’nın güvenini kazanmak, onlardan ekonomik yardım koparabilmek umuduyla bu affı gerekli bulmaktadır. Kısacası bu af, sadece Türklerin çıkarları gözüönüne alınarak planlanmış ve Kürtleri yeni bir tuzağa düşürme amacını gütmektedir.


3- Ulusumuzun üç yıl devam ettirdiği isyan ve gösterdiği kahramanlıkları sayesinde, bugün dünyanın her tarafında Kürtlerden bahsedilmekte, Türklerin canavarlıkları anlatılmakta ve Kürt halkının varlığı kabul edilmekte ve bu halkın özgürlüğünü amaçladığı kavranılmaktadır. Türkler bu sahte af ile bir Kürt sorununun olmadığını dünyaya göstermek istemektedirler. Ve eğer dışarıda bulunan Kürtleri de geri getirtebilirlerse, onları da yok edip artık dünya kamuoyunu bir Kürdistan’ın var olmadığına inandıracaklardır.


4- Türkler, yabancı devletler tarafından gelebilecek hücumlardan korkmakta ve herhangi bir savaş olduğunda, Kürtlerin bu fırsatı kullanarak kendi bağımsızlıklarını ilan etmelerinden endişelenmekte ve bunun için de şimdiden Kürt gücünü boğmak istemektedirler.


5- ‘Hoybûn’ Örgütü Türk hükümeti için büyük bir endişe teşkil etmektedir. Türk hükümetleri bundan önce de suikastler ve hileler yoluyla Kürt örgütlerini dağıtmışlardır. İşte şimdi de ‘Hoybûn’u dağıtmak istiyorlar. Halbuki bütün Kürt halkı ‘Hoybûn’la birliktedir ve bütün uluslar kendi bağrından doğan öz örgütleri yoluyla nasıl bağımsızlıklarına kavuştularsa, Kürt Ulusu da kendi öz örgütü olan ‘Hoybûn’ öncülüğünde bağımsızlığına kavuşma isteğindedir. Bu nedenledir ki, Türk idaresinin en büyük arzusu ‘Hoybûn’u dağıtmaktır.


Af çıkarılmasının gerçek nedeni işte budur. Fakat inanmış Kürtler ‘Hoybûn’a sadık kalacak ve Türk idarecilerinin riyakarlıklarına inanmayacaktır.
Affın, katliamı hedef tutan amacını açıklamak için, korkunç bir gerçeği anlatalım. Biliyorsunuz ki, geçen kış çok sayıda Kürt sürgün edildi ve onların büyük bir kısmı yolda kırıldılar. Şimdi yine karakış ortasında sözüm ona affı uygulamak amacıyla bu zavallıları eski yerlerine götürmek için yola çıkarılmışlardır. Oysa onların birçoğu , Türk idarecilerinin çıkardığı sahte af nedeniyle yol boyunca kırılacak çoğunluğu yok olacaktır.


6- Türk hükümeti için herşeyden önce lider durumundaki kişiler önemlidir. Bundan dolayı bu kişileri aldatarak Kürt Ulusu’nun ‘başını kesmek’ istemektedir.


7- Harput, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbekir, Urfa, Siverek ve Genç’ten sürgün edilmiş olan yüzbinlerce Kürtten, bugün ancak birkaç yüz kişi hayatta kalabilmiştir.

------------------------------------------------

"Boyun eğmez savaşçılar olan Kürtler,
savaş alanında kazandıklarını hep barış görüşmelerinde kaybettiler..."

[David Fromkin]

 
 

 

Yazarlar

Türkülere, deyişlere sevdalı bir babanın kızı olduğum için çok şanslıyım. Türküler
Bir kelebeğe ömür armağan edenleri,İkrarına bend olan serden geçtilerimizi,Kefensiz / mezar
Erzincan /Mercan Surbahan ve çevre köyleri bir zamanlar Ermeni yerleşim bölgeleriydi. Dersimli
Süryani halkının yangınlarına değilse de yüreklerine su serpemediğimiz için utanıyorum.
Günümüzde Aleviler dahil olmak üzere Batını Dinlerce sayılan/kullanılan ne kadar kavram va
Egemenler her dönem kendi egemenliklerini destekleyen, egemenliklerinin ideolojik kılıfı olara
Raa Haqi/Riya Heqi ya da Hakikat Yolu’nun Takipçileri, yani Kürt-Kızılbaş Aleviler, yani De
"Gurbet içinde gurbeti kanıksatmak isterler bize.. Kanıksamayız, istemeyiz ve dert olmaya, diz
 Giresunlu Topal Osman Ağa'nın yeğeni olduğunu söyleyen "Şair-Yazar" Mehmet Şakir SARIBAYR
Design by JoomlaSaver
Cookies make it easier for us to provide you with our services. With the usage of our services you permit us to use cookies.
Ok